Tatarca Caltramak, Caltıramak, Cıltramak, Cıltıramak, Yıltramak, Yıltıramak, Calkıldamak, Yalkıldamak, Parlamak
Türkçe parlamak
İngilizce 1. to shine; to gleam; to glisten. 2. to flare, flare up, flame up, burst into flame. 3. to flare up (in anger). 4. to shine; to become eminent; to display brilliance.
Tatarca Cümle Caşın calkıldap, cavun cavganda, cılan cercumrannı calmalap cuttu.
Türkçe Cümle Şimşek parlayıp, yağmur yağdığında yılan yerfaresini yalayıp yuttu.
Kaynak Gülzade Kaçamak, Zafer Karatay