Tatarca Cıydırmak, Tapşırtmak, Caşırtmak, Saklatmak
Türkçe saklatmak
İngilizce 1.to have (someone) hide (something); to have (something) hidden. 2. to have (someone) save (something); to have (something) saved. 3. to have (someone) put (something) away; to have (something) put away, have (something) stored.
Tatarca Cümle Paranı tapşırdım, tabamayman. Paranı kayerge caşırgan eken şu?
Türkçe Cümle Parayı sakladım, bulamıyorum. Parayı nereye saklamış acaba ?
Kaynak Zafer Karatay, Yücel Uzungörür