Tatarca Şaşratmak, Şışratmak, Şaptırmak
Türkçe sıçratmak
İngilizce 1. to make (someone) jump. 2. to startle. 3. to cause (something) to fly out; to spatter, splatter; to splash. 4. to cause (something) to spread.
Tatarca Cümle Suv şaşratmadan cuvunuz betinizni. Araba ızman katımızdan geşip üstümüzge şamır şaptırdı.
Türkçe Cümle Su sıçratmadan yıkayın yüzünüzü. Araba hızla yanımızdan geçip üstümüze çamur sıçrattı.
Kaynak Gülzade Kaçamak, Zafer Karatay